İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı’nın dün Afyonkarahisar’da yapılan Değerlendirme ve Koordinasyon Toplantısı’nda yaptığı konuşmada sanatçıları tehdit ederek, kendileri gibi düşünmeyen herkesi terörist olarak nitelemiştir.

Şahin terörle ilgili hayli geniş bir ‘arka bahçe’ tanımı yaparak: “Terör örgütünün yürüttüğü çalışma sadece dağda, bayırda, şehirde, sokakta, arka sokaklarda haince pusu kurarak yaptığı saldırılardan ibaret değil. Bir başka ayağı daha var. Psikolojik terör, bilimsel terör var. Terörü besleyen arka bahçe var. Terör propagandası var. Masum, makul, haklı gösterme gayreti var. Bir kısmı bu yapıyı görmüyor, göremiyor. Yeterli bilgisi olmayabilir. Birileri de ciddi halde saptırma yaparak, kendine göre gerekçeler uydurarak makulleştirerek, teröre destek veriyor. Resim yaparak, tuvale yansıtarak, şiir yazarak, şiire yansıtıyor, günlük makale yazarak. Hızını alamıyor. Terörle mücadelede görev almış askeri ve polisi, sanatına çalışmasına konu yaparak demoralize etmeye çalışıyorlar. Terörle mücadele edenle bir şekilde mücadele ediliyor. Arka bahçe İstanbul’dur, İzmir’dir, Bursa’dır, Viyana’dır, Londra’dır, Washington’dur, üniversitede kürsüdür, dernektir, sivil toplum kuruluşudur. Oraya da sızmışlardır. Bakmışsınız kültür, eğitim derneği. Bakarsınız ’think tank’ kuruluşu.” demiş.

İçişleri Bakanı’nın açıklamaları birçok çevrede “gaf” olarak nitelense de, bu yaklaşımın gayet ciddi, planlı ve hesaplı olduğunu düşünüyoruz. Sanatçılara yönelik baskı politikasının işaretlerini taşıyan bu yaklaşım, “devlet” ten farklı düşünen herkesi “terörist” olarak yaftalamaktadır.  Devletten beklentimiz bulundukları her yerde kendi ifadeleriyle “İstanbul, İzmir, Bursa, Viyana, Londra, Washington”da terörist düşünür ve terörist sanatçı arayacaklarına, savaş politikalarını gözden geçirmeleri ve sanatçıları tehdit etmeyi bırakmalarıdır.

KCK operasyonlarının son dalgasında haberciler ve muhalif basın hedef alınmış; kağıtları, kalemleri, bilgisayar çıktıları da ellerinden alınmıştı. Sanatçılara yönelik yapılacak operasyonlarda “ele geçecek” sahne, perde, bendir, gitar, tuval, fırça, boya, kalem gibi “suç aletlerini” toparlamak için oldukça çok çalışmaları gerekecek. Ve tabii kitaplar, defterler ve en önemlisi sanatçıların imgeleri, hayalleri…Kimbilir belki bunun için de yeni insansız teknolojiler geliştirmişlerdir. Bu planları yapanların yeni teknoloji hakimiyetlerini bilemiyoruz ama insansız oldukları kesindir.

Sanatçı ve düşünürleri Cumhuriyet rejiminin başından itibaren suçlu sayan anlayışın bugünkü tezahürü olan İçişleri Bakanı’nın açıklamalarını kınıyor ve iktidar sahiplerini akıl tutulmasından kurtulmaya davet ediyoruz.

Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu